Muhammet Yahya GÜLÇİMEN 1578 P3
Son zamanlarda nereye baksam, haberleri ne zaman açsam ya da arkadaşlarımla ne zaman konuşsam konu bir şekilde yapay zekaya geliyor. Öğretmenler ödevleri oradan yapmayalım diye uyarıyor, internette "yapay zekanın işsiz bırakacağı meslekler" listeleri elden ele dolaşıyor. Dürüst olmak gerekirse, bir lise öğrencisi olarak tüm bunlar başta bana biraz korkutucu ve kafa karıştırıcı geliyordu. Tam üniversite sınavına (YKS) hazırlanıp "Hangi bölümü seçsem, hayatımı nasıl kursam?" diye düşünürken, sanki biz tam maça çıkmak üzereyken birisi oyunun bütün kurallarını değiştirmiş gibi hissediyorum.Açıkçası bilimkurgu filmlerindeki gibi robotların dünyayı ele geçirdiği
bir gelecek beklemiyorum. Ama kesin olan bir şey var: Sıradan ve kendini tekrar eden işlerin hepsini artık biz yapmayacağız
Yapay zeka bence işleri elimizden almayacak ama "yapay zekayı iyi kullanan insanlar", kullanmayanların işini elinden alacak.Peki ben bu belirsiz ama bir o kadar da heyecan verici geleceğe nasıl hazırlanıyorum?
Öncelikle ondan kaçmayı ya da yokmuş gibi davranmayı bıraktım. Bir şeyi anlamadığınızda ondan korkarsınız. Bu yüzden yapay zeka araçlarını günlük hayatımda "Benim yerime ödevimi yapsın" diye değil, "Bu konuyu bana daha iyi nasıl anlatabilir?" diyerek, özel bir öğretmen gibi kullanmaya çalışıyorum. Onlara nasıl doğru komutlar verileceğini. öğreniyorum.
İkincisi ve bence en önemlisi, yapay zekanın asla sahip olamayacağı "insani" becerilerime yatırım yapıyorum. Bir makine saniyeler içinde binlerce satır kod yazabilir ya da kusursuz bir metin çıkarabilir. Ama bir makine bir arkadaşınızın neden üzgün olduğunu gözünden anlayamaz, bir kriz anında inisiyatif alıp insanları sakinleştiremez veya takım çalışmasında o "biz" duygusunu yaratamaz. Bu yüzden okul kulüplerine katılıyorum, iletişim becerilerimi güçlendirmeye ve farklı insanlarla empati kurmaya çalışıyorum. Çünkü gelecekte bizi makinelerden ayıracak olan şey bilgimiz değil, o bilgiyi insanlık için nasıl ve hangi duygularla kullandığımız olacak.
Sonuç olarak, karşımızda devasa bir değişim dalgası var. Bu dalgadan korkup sahilden kaçmak da bir seçenek, sörf tahtasını kapıp dalganın üzerine çıkmayı öğrenmek de. Ben kendi adıma sörf yapmayı öğrenmeyi seçiyorum. Biz zaten teknolojinin içine doğmuş bir nesiliz, bu yüzden bu yeni dünyaya da en hızlı bizim ayak uyduracağımıza inanıyorum
Muhammet Yahya Gülçimen 1578
Yorumlar
Yorum Gönder